Bildiği Varsayılan Özne Bilen Özne Değildir

Bu konumla ilgili şunu belirtmek istiyorum. Bildiği varsayılan özne bilen özne değildir. Bruce Fink’in Lacan’dan alıntı yapıldığı gibi, varsayılandan öteye geçemez. Ve eğer analist, analizana serbest çağrışım yaptırmak istiyorsa, zaten bu varsayılandan öteye kendi geçmemelidir. Orada bilen olarak, gösterenleri diken olarak, yani neden-sonuç düzlemini yaratan olarak durursa varsayılandan öteye geçmiş olur. ”Yani, evet diliniz sürçtü, bunu demek istediniz” veya ”bunu bana diyerek aslında çocukluğunuzda olan olaya gönderme yaptınız”. Bu analizana bir şey vermektir.  Ve siz analizana bir şey verdiğinizde onu oraya zincirlersiniz. Bruce Fink’in Lacancı Psikanalize Bir Giriş isimli kitabında, bu konuyla ilgili başlıkları dikkat çeker; Kişi olarak analist, Yargıç olarak analist vs. Bu konumlar analizana kendi seansı içerisinde analiste söylemeden, bir sır kurdurtur. Analizan şunu diyebilir: ”benim aklıma bu geldi, bunun, benim analistin dediği çocukluğumda olan olayla alakası yok, ben bunu anlatmayayım.” Rüya seçebilir analizan. Orada bir şey kuramaz, ona bir alan açmaz. Bu demek değil ki yorum yapılmaz, ki bu bambaşka bir konu. Ya da analizana bir şey verilmez. Bir alan açılacaksa, çağrışıma yüreklendirme olacaksa, bunlar sağlanacaksa verilir. Analist yorumun jouissance’ına da dikkat etmelidir, Bilgi ve Jouissance ayrı bir konu. Analizanın sürçmelerinde, hatalarında, bilinçdışının dışavurumlarında ortaya çıkan bilgidir esas olan. Lacan belgeselinde söyleşi veren analizanlarından biri olan papaz, Lacan ile seanslara başlamadan önce Tanrıya olan inancı ile alakalı şüphe duyduğunu ve o yüzden gittiğini söylüyor. Analizi bittikten sonra hala Tanrıya dair şüphe duyduğunu fakat anlamlandıramadığı bir şeylerin değiştiğini belirtiyor. Bu şu demek kısacası, Lacan ona hiçbir şey vermemiş. Bu vermemek bir kişi olarak analisten gelen, kültürden gelen, normlardan gelen bir bilgi olarak vermemiş. Neden-sonuç ile alakalı bir bilgi vermemiş. Bir şey kurulmuş papaz için. Jestapo örneği var. Babası gestapo tarafından götürülen analizanı. Bakın Lacan şunu dememiş, ”siz bunu diyorsunuz çünkü babanız gestapolar tarafından götürülürken şahit olduğunuz”. Hayır! analizandan çıkan, analizanın ortaya çıkardığı bir gösteren ile analizanın çıkardığı o gösterene ait ses ile oynayarak jestapo hamlesiyle müdahale etmiş. Burada bunu yaparak bambaşka bir hikaye yaratıyor. Bir olay yaratıyor. Analist konumunda bunun sorumluluğu alır. Bununla alakalı en basit örnek serbest çağrışım sırasındaki sürçmelerdir. Analizan bu sürçmenin üzerine basar geçer, örtmeye çalışır. Analist kendi bulunduğu pozisyonu kullanarak, o sürçmeyi işaret ederek, o sürçmenin varlığı olur. Seansa gelen analizan saatlerce konuşsun, ama bazen otururken ya da divanda uzanırken yaptığı bir sakarlık daha değerli olabilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: