• Lacan’ın Son Dönemi; Semptom, Sinthome ve Psişik Gerçeklik

    Lacan’ın çalışmalarının son dönemi klinik açıdan en yenilikçi dönemidir. Düşünceleri her zamankinden daha karmaşık olmak ile birlikte ilk dönem ve 64 sonrası klinik bakış açılarına meydan okumaktadır. Simgeselin önemini azaltarak Gerçeği aynı oranda işin içine dahil etmesi yenilikçi refleksif harekerini gösteriyor. 1970’lerden önce Lacan’ın çalışması, G, S ve İ’in (Gerçek, Simgesel ve İmgesel) üç düzlemine […]

  • Jacques-Alain Miller tarafından Kartelde aktarım üzerine

    Kartelde aktarımla ilgili hassas meseleyi gündeme getirmeye cesaret edemiyorum. Sokratik aktarımın yapısını biliyoruz, ancak karteldeki aktarımda ne olur? a’da  $’ye aktarım-çalışması var, ancak kartel uzarsa, çalışma-aktarımı olur. Bu formülü doğrulayacak olan şey, Lacan’ın öğretisinde sürdürdüğü konumdur: bilmeye teşvik etmek, ancak bir analizan konumundan ve yalnızca Freud’un çalışmasından bahsetmek. Bu nedenle, karteldeki nesneye hak ettiği yeri […]

  • Miller’a Göre Semptomun Lacanyen ve Freudyen Yorum Farkı

    Freudyen yorum aslında bir çeviridir. Freud onu rüyalarla ilgili olarak icat etti ve oradan başlayarak bilinçdışının tüm oluşumlarına yayıldı. Lacan’ın söylediği gibi, histeriklere itaatkar olan Freud, kodlanmış bir mesajı deşifre ettiğiniz gibi rüyaları, sürçmeleri ve esprileri o şekilde deşifreye/okumaya geldi. Lacan’daki yorumlama doktrininin, kodlu mesajların deşifre edilmesini, Öteki’nin söylemi alanı içinde biçimlendirilmesini içeren bütün bir […]

  • Lalangue’ın Travması ve Psikotik İcat Üzerine Kısa Notlar

    Miller psikoz ile ilgili konuşmasına şöyle başlar: ”Size, icadın psikozda en temel olan şey tarafından nasıl şartlandırıldığını gösteren, Lacan’ın 3. Seminerin’den sayfa 250’deki [İngilizce çevirisinin],  bir pasajı hatırlatmak isterim: psikotik özne, en biçimsel boyutunda […] saf bir gösteren olarak dil ile doğrudan bir ilişki içindedir ve […] bunun etrafında inşa edilen her şey yalnızca birincil […]

  • Sembolik Yasanın Beş Kaydı

    Lacan’nın seminlerinin ve çalışmalarının başlangıcına dikkat edildiğinde Simgesele ve bundan mütevellit Yasaya karşı büyük bir ilgi var. ”Öteki’nin Öteki’si Yoktur”a gelene kadar bize – dilde, sözde, söylemde –  farklı yasaları tanımlamayı öğretti: Ve bunların oluşturduğu kümenin gösterinine büyük harfli Yasa diyebiliriz. Lacan tarafından kullanılan ve yasaya ilgisini açıkça ifade eden tüm bu yasaları sınıflandırmaya çalışmak […]

  • Tedavinin Yönü ve Gücünün İlkeleri üzerine

    Lacan’ın Yazılar isimli kitabında bulunan Tedavinin Yönü ve Gücünün İlkeleri başlıklı metininde Bugün Analiz Yapalanlar Kim? başlıklı bir bölüm vardır. Bu bölümün 2. maddesi oldukça kuvvetlidir. Klinik içinde analistin konumunu ve tedavide neyi yönlendirdiğini sorgular. Lacan, analistin hastayı değil, tedaviyi mutlaka yönlendirmesi gerektiğini belirtir. Bunu günah çıkarmaya benzeyen, bir itirafçının sözde normdan uzaklığını ölçen dini, […]

  • ”Bir Çocuk Dövülüyor” Ya da Ferenczi’nin ”Küçük Bir Horoz” Vakası

    Bana göre psikanaliz tarihinde ”Küçük Hans” kadar önemli bir vaka olan, psikanalist Ferenczi’nin ’’Küçük Bir Horoz’’ vakasına bakacağız. Bu vakanın önemi, sapkın bir öznenin vakası olmasından kaynaklanıyor. Hans bir fobi ile karakterize edilirken, Arpad adlı bu çocuk bir sapkınlıkla karakterizedir. Vakayı Ferenczi’nin belgelerinden aktarayım;             ‘’Psikanalize olan ilgisini sürdüren eski bir hastam, ilgimi küçük bir […]

  • Bildiği Varsayılan Özne Bilen Özne Değildir

    Bu konumla ilgili şunu belirtmek istiyorum. Bildiği varsayılan özne bilen özne değildir. Bruce Fink’in Lacan’dan alıntı yapıldığı gibi, varsayılandan öteye geçemez. Ve eğer analist, analizana serbest çağrışım yaptırmak istiyorsa, zaten bu varsayılandan öteye kendi geçmemelidir. Orada bilen olarak, gösterenleri diken olarak, yani neden-sonuç düzlemini yaratan olarak durursa varsayılandan öteye geçmiş olur. ”Yani, evet diliniz sürçtü, […]

  • Rüyaların Yorumu ve Direnç üzerine

    ‘’Analitik çalışmanın ilerleyişini engelleyen her şey bir dirençtir.’’ der Freud Rüyaların Yorumunda. Ve 25 yıl sonra şu dipnotu ekler: ‘’Bu otoriter terimlerle ortaya konan önerme -Analitik çalışmanın ilerleyişini engelleyen her şey bir dirençtir- kolayca yanlış anlaşılabilir.
(…) Bir analizin akışı içinde hastanın niyetlerini sorumlu tutamayacağımız çeşitli olayların baş gösterebileceği inkar edilemez. (…) Kesintiye uğratan olay gerçek […]

  • Lacan Soruyor: ‘’Yorumun Yeri Nedir?’’

    Batuhan Demir Lacan, Ecrits içinde bulunan Tedavinin Yönü ve Gücünün İlkeleri adlı makalesinin 2. Bölümünde bu soruyu sorar. Bu soru, Lacan’ın kendi öğretisinde sürekli olarak tartıştığı ‘’yorumlama’’ ile ilgilidir. Yorumlamanın çağdaşlarının pratiğinde ayrıcalıklı yerini kaybettiğini ve psikanalistlerin, ‘’yorumlamanın’’ kullanılmasındaki isteksizliğine karşı olan şaşkınlığını belirtir (Lacan, 1966). Yazısının devamında çağdaşı Devereux’un yorum hakkındaki ifadelerini ele alarak başlar. Devereux’a […]